Sekil 1a
Once Sekil 1a mektubunu okuyalim:
"...
SN EMINE ERDOGAN'A MEKTUP
22 Mayıs 2006
Sayın Emine ERDOĞAN
Sayın Hanımefendi;
Sizin ve beraberinizdeki birçok bakan eşinin Türkiye Cumhuriyetinitemsilen gittiğiniz yurtdışı gezilerdeki giyim tarzınız, Türk halkını,Türk kadınını rencide etmektedir; rahatsız etmektedir.
Belki samimiinancınız gereği tesettürü tercih etmiş olabilirsiniz. Her ne kadar çocukluğunuzda ağabeyiniz tarafından zorla tesettüre sokulduğunuzu,günlerce ağladığınızı beyan ettiyseniz de yetişkin olduğunuzda buna devam ediyor olmanız artık kişisel tercihiniz olduğunu düşündürüyor. Bu kişisel tercihinize saygı duyarım. Ama sizin giyim tarzınız Türk kadınının genelinin giyim tarzı değildir. Modern Türkiye Cumhuriyetinin kadınları tesettürsüz, çağdaş, batılı giyim tarzını benimsemiştir.
Bu nedenle kişisel tercihleriniz yurtdışında Türk kadını ve Türkiye hakkında yanlış imaj yaratılmasına neden olmaktadır. Unutmayınız ki yurtdışı gezileriniz özel hayatınızın bir parçası değildir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının ve Bakanlarının eşleri olarak gidiyorsunuz, Ülkemizi, dolayısıyla Türk Kadınını temsil ediyorsunuz ve tüm masraflarınızı bu gerekçeyle Türk Milleti ödüyor. Kişisel tercihlerinizi, yaşam biçiminizi bu temsil görevini yaparken sergileyemezsiniz. Türk kadınının yurtdışında yanlış tanıtılmasına, aşağılanmasına, eleştirilmesine ve ülkemizin geri kalmış, gerici olarakalgılanmasına neden oluyorsunuz.
Bu Türk kadınını, bizleri fevkalade üzüyor, rencide ediyor.Yurtdışında okumuş, çalışmış, iş veya bilimsel çalışmalar yapmak üzereyurtdışında bulunmuş binlerce kadın onlarca yıl yad ellerde bu konuda mücadele verdik. Ülkemiz ve yaşam biçimimiz çok tanınmadığı için yabancılar bizlere hep "siz ülkenizde çarşaf giyiyorsunuz, yurtdışında bizler gibi giyiniyorsunuz" derlerdi. Biz de onlara Türk kadınının ülkesinde de çağdaş bir giyim ve yaşam tarzı olduğuna inandırmak için saatlerce dil dökerdik. Binlerce, onbinlerce Türk kadınını neredeyse bir ömür boyu süren bu mücadelesini siz ve diğer bakan eşleri bir anda sıfırladınız. Bunu yeniden düzeltmek ne kadar çok zaman alacak diye hayıflanıyoruz.
Sayın Hanımefendi;
Tesettürlü giyim tarzınızla yurtdışında ülkenizin hemen hemen tüm İslam ülkelerinden bile geri olduğu imajını veriyorsunuz. Yaşam biçimiyle,kadının statüsüyle bizden fersah fersah geri kalmış pek çok İslam ülkesi liderlerinin eşleri çağdaş kadın görüntüsü için adeta yarışırken, bizim içimiz acıyor.
Sayın Hanımefendi;
Yaşamda pek çok alanda kişisel tercihlerde bulunuruz. Bunun artı veeksilerini de kabulleniriz. Sizin giyim tarzınıza saygı duymakla birlikte, Türk kadınını temsil etmediğinizi bir kez daha vurgulayarak yurtdışında bu giyim tarzıyla temsil görevi yapmamanızı istirham ediyoruz.
Eğer, mutlaka eşinizle birlikte Türk Devletini temsilen yurtdışı gezilere gidecekseniz çağdaş, batılı bir Türk kadını gibi olun, olamayacaksanız lütfen evde oturun. Bu tercihi yapmak mecburiyetindesiniz. Biz Türk kadınlarının artık sabrı kalmamıştır. Mağduriyetimizi gidermek için onbinlerce tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyetini temsilen gittiğiniz yurtdışı gezilerde kamu görevinde bulunduğunuz için "kıyafet yasasına" da uymak mecburiyetindesiniz. Aksine davranış ceza davasına da muhatap olmanıza neden olabilecektir.
Sayın Hanımefendi;
Türk kadınını yurtiçi ve yurtdışı tüm platformlarda çağdaş bir görüntüyle temsil etme konusunda lütfen diğer Bakan eşlerine de AKP Milletvekillerinin eşlerine de örnek olunuz. Bir lider eşi olarak topluma örnek olmanız gerektiğini unutmayınız. Ayrıca sizden okullarda dağıttıkları kitaplarda "dokuz yaşında kız çocuğunun evlendirilmesinin,dört eş alınabilmesinin, iz bırakmadan kadının dövülmesinin" mubah olduğunu, örtünmemenin günah olduğunu, kadınların zaten cehennemlik olduğu fikirlerini yayan AKP'li belediye başkanlarına gerekli tepkileride vermenizi bekliyoruz. Eşini döven ve çok eşli yaşam biçiminde olan,bazı AKP Milletvekillerinin de sizin tarafınızdan kamu oyu önünde kınanmasını rica ediyoruz.
Gerçek bir lider eşi gibi davranırsanız, emin olunuz ki kadınlarımızın enüst seviyede takdirlerini kazanacaksınız.
Saygılarımla.
Opr.Dr. Canan ARITMAN
Çağdaş Türk Kadınları Adina
İzmir Milletvekili
..."
Derin bir ic cekis once...Nereden baslamali? Kucuk aklimin bir anda tasiyamayacagi cok gariplik var bu mektupta...Bende uyandirdigi duygular: Huzun, ic acimasi, yilginlik, umutsuzluk...Ama devam etmeli. Ilk dikkati ceken cok ince bir dil ile yazilmis olmasi. Hani neredeyse satirlara gizlenmis hakaretleri, kustahligi gozden kacirtacak neredeyse...
Baslayalim...
Emine Erdogan'in giyinisi Turk Halkini ve Turk kadinini rencide ediyormus. Normal olarak boyle bir onkabul ile baslayan bir mektubu ciddiye almamak gerekir diyenler olacaktir. Olsun, bu satirlari yazan kisi bir milletvekili, bir hekim, okumus ve aydinlanmis olmasini bekledigimiz biri. O yuzden ciddiye alinmali ve sormali: Sayin Aritman, "Turk Halki" ve "Turk Kadini" gibi son derece kapsamli kavramlari kullanirken acaba tam olarak kimleri kastediyorsunuz? Ben en son memlekete baktigimda yurdumuzun kadinlarinin oldukca onemli bir bolumu Emine Erdogan tarzi bir giyime sahipti? Yoksa turizm patlamasi bizim hayal bile edemeyecegimiz seviyelere mi ulasti da sokaklar sizin tabirinizle "geri kalmis Islam ulkeleri"'nden gelen turistlerle mi dolup tasiyor? Yok oyle degil de bu benim sokakta gordugum hanimlar (hmm belki de hayal goruyorumdur, buna ne demeli?) da sizi rencide ediyorlarsa cok korkunc, cunku ugradiginiz rencidenin boyutu oldukca buyuk olsa gerek! Acil Sifalar dilerim.
Yine de Demokratik bir ulkede bir hanimin cikip baska bir hanimin giyim tarzindan rahatsizlik duymasi normaldir, buna herkesin hakki vardir. Ben Emine Erdogan'in giyim tarzindan rahatsiz olurum, Siz Seda Sayan'in, Oburu Jennifer Lopez'in kot pantalon seciminden rahatsiz olabilir. (-ki kadinin kalcalari hakkaten buyuk yani)
Buraya kadar gercekdisi bir genelleme yapilmis olmasi disinda bir problem yok. Yasasin rahatsiz olma ozgurluklerimiz!
Ilerleyen satirlarda soyle bir saptama cikiyor karsimiza: Emine Erdogan'in giyim tarzi Turk Kadini'nin genelinin giyim tarzi degilmis. Peki, olabilir (olmaz ya) diyelim. Modern Türkiye Cumhuriyetinin kadınları tesettürsüz, çağdaş, batılı giyim tarzını benimsemişler. Bakin burasi cok onemli sevgili dostlar, cunku cok tehlikeli bir zihniyetin ilk filizlerini burada bulabilirsiniz:
Bir;
Bu cumleyi sarfeden zihniyete gore "Modern Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari' diye tanimlanabilecek bir kitle var ve bu kitle belli bir giyim tarzini secmis. Bu giyim tarzi tesettursuz olurmus, bir de cagdas olurmus, bir de batili olurmus. Simdi "Cagdas" nedir diye sorsak sevgili hanimefendiye, ya da baskasina ya da kendimize, herkesten farkli bir cevap alacagimiz kesindir. En azindan normal bir dunyada. Simdi bu "Modern Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari" diye tek tipte bir insan grubu var, bunlar belli bir giyim tarzinin cagdas olduguna karar vermisler, satir aralarindan filizlenen zihniyet ise sunu soyluyor: "Biz herkese gore farkli yorumlanabilecek bir kavramin kendimize gore dogru olan sekline karar verdik". Buraya kadar da problem yok, herkes kendi cagdaslik anlayisini secmekte ozgurdur, batili olmayi -ne demekse- secmekte de ozgurdur, bu demokrasinin geregidir.
Iki;
Bu secimi yapanlar Modern Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari...Bu tanimlama da bize soyle bir sekilde goz kirpiyor: Demek ki bir de Modern Olmayan Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari var.
Devam edelim.
Emine Erdogan'in kisisel tercihleri yurtdisinda Türk kadını ve Türkiye hakkında yanlış imaj yaratılmasına neden olmaktaymis. Yanlis imaj, yani gercegi yansitmayan imaj. Tekrar hafizami yokluyorum, yahu ben Emine Erdogan gibi giyinen cok fazla insan gordugume eminim! Peki, ben yaniliyor olabilirim...Siz hic gordunuz mu Emine Erdogan gibi giyinen Turk Kadini? Yazinin devaminda bir cagdaslik vurgusudur gidiyor. Keske birisi bu hanimefendiye "subjektif kavram" diye birseyin varligindan bahsetseymis..Neyse, gecelim.
Bakin burasi cok ilginc:
Emine Erdogan Türk kadınının yurtdışında yanlış tanıtılmasına, aşağılanmasına, eleştirilmesine ve ülkemizin geri kalmış, gerici olarak algılanmasına neden oluyormus...Hah! Simdi biraz yavas olalim, sayin milletvekili! Eger orada biryerde Emine Erdogani giyinisi yuzunden asagilayan, elestiren birisi varsa olsa olsa hasta ruhlunun tekidir derim ben. Yoksa dunyada yuzlerce milyon kadinin sahip oldugu bir giyim tarzi niye asagilansin? Bu kadar insan bir anda asagilanir miymis? Cik Cik! Ayrica anlayamadim, giyim tarziyla gerici ya da ilerici olmanin tam olarak nasil bir baglantisi var? Benim bildigim biz insanlari dusuncelerine, durustlugune gore felan degerlendiriyorduk, benim haberim olmadan Birlesmis Milletler bir karar mi aldi yoksa? Eger yurtdisina cikan bir basbakan esinin basi ortulu diye Turk Kadini asagilaniyorsa, sizin goreviniz sayin milletvekili, o asagilayanlara karsi durmaktir. Cunku, surekli hatirlatma ihtiyaci duydugum gibi, en son baktigimda memleketimizde bu tarz giyim tarzini secmis bircok kadin var!
Yazi bu tarz genellemeler, onkabuller ve tanimi yazarinin kafasinda sabitlenmis ve evrensel deger olarak kabul edilmis bir cagdaslik anlayisi ile dolu olarak ilerliyor...derken, en heyecanli bolum geliyor, inininin!
"Yurtdışı gezilere gidecekseniz çağdaş, batılı bir Türk kadını gibi olun, olamayacaksanız lütfen evde oturun. Bu tercihi yapmak mecburiyetindesiniz. Biz Türk kadınlarının artık sabrı kalmamıştır."
Aha kadin delirdi sonunda deyip kisa kesebiliriz ama burasi onemli. Su ana kadar her ne kadar yanlis genellemelerle dolu olsa da, tanimi kisiden kisiye degisecek kavramlari sabit bir anlam icinde kullanmis olsa da demokrasi sinirlari icinde fikir beyan eden bir yazi vardi karsimizda. Herkesin sacmalama hakki vardir demokratik ortamlarda, oyle degil mi? Ancak bu son cumle ile bir anda is degisti. Bir anda mesaj suna dondu: "Ben cagdasligin ne oldugunu tanimlarim, tanimlamakla da kalmam, seni de kabul etmeye zorlarim, kabul etmezsen de evinden disari cikamazsin" Adim adim filizlenen fasist dusunce en sonunda ilk cicegini acti, yasasin!
Bakin sayin milletvekili;
Siz cagdas olmayi, batili olmayi, modern olmayi, ilerici olmayi nasil isterseniz yorumlama hakkina sahipsiniz, Bu sizin en dogal hakkiniz. Bu tanimlamalarinizi yakin cevrenizle, diger insanlarla yazili-sozlu olarak paylasabilmeniz demokrasinin geregidir. Ancak is kendi dusuncenizi, kendi kisisel tanimlamalarinizi baskasina kabul ettirme noktasina gelince hic kimseye "ya benim gibi dusun, ya da evinde otur" diyemezsiniz. En azindan demokratik ortamlarda. Biz demokratik bir ortamdaydik degil mi?
Soz demokrasiden acilmisken, yazinizda bahsi gecen kiyafet kanunu belki de yerden goge kadar hakli oldugunuz tek konudur. Hukukcu degilim ama kanunlara herkesin uymasi gerektigini dusunuyorum. O yuzden sizden bir vatandas olarak ricam, bu sacma kanunun kaldirilmasi icin bir an once calismalara baslamanizdir. Hadi canim, 2006 yilina geldik, insanlarin nasil giyinmeleri gerektigini kanunlarla belirleyemeyiz degil mi? Ya da soyle mi soylemeliyim, Emine Erdogan gidip yakin cevrenizdekiler icin "sapka takmiyorlar" diye ihbarda mi bulunmasini tercih edersiniz?
Devam edelim.
Bir lider esi olarak Emine Erdogan'in topluma ornek olmasi gerekiyormus. Sonuna kadar katiliyorum da su "ornek olma" lafini bir yerden daha hatirliyorum. Neydi yahu? Hah! Danistay'in okula giderken yolda basini orten ogretmen hakkinda verdigi kararin gerekcesinde vardi!
Sayin milletvekili,
Kadinlarin basortusu/turban/adina-her-ne-diyorsaniz takmasinin "Kotu birsey" oldugu konusunda ne zaman millet olarak fikir birligine vardigimizi hatirlayamadim. Yani tam olarak kime gore kotu? Size gore mi? Bana gore guzel ve iyi birseyse ne olacak? Ya da sizin yerinize gelen milletvekiline gore iyi birseyse ne olacak? O zaman o da diyecek ki;
"Sayin Aritman, basinizi ortmuyorsunuz, siz bir milletvekilisiniz, topluma iyi ornek olmaniz gerek, o yuzden ya basinizi ortun ya da evinizde oturun"
O zaman ne olacak sayin Aritman?
Bilmem farkinda misiniz, bu memlekete birgun seriat gelecekse sizin yuzunuzden gelecek...
"...
SN EMINE ERDOGAN'A MEKTUP
22 Mayıs 2006
Sayın Emine ERDOĞAN
Sayın Hanımefendi;
Sizin ve beraberinizdeki birçok bakan eşinin Türkiye Cumhuriyetinitemsilen gittiğiniz yurtdışı gezilerdeki giyim tarzınız, Türk halkını,Türk kadınını rencide etmektedir; rahatsız etmektedir.
Belki samimiinancınız gereği tesettürü tercih etmiş olabilirsiniz. Her ne kadar çocukluğunuzda ağabeyiniz tarafından zorla tesettüre sokulduğunuzu,günlerce ağladığınızı beyan ettiyseniz de yetişkin olduğunuzda buna devam ediyor olmanız artık kişisel tercihiniz olduğunu düşündürüyor. Bu kişisel tercihinize saygı duyarım. Ama sizin giyim tarzınız Türk kadınının genelinin giyim tarzı değildir. Modern Türkiye Cumhuriyetinin kadınları tesettürsüz, çağdaş, batılı giyim tarzını benimsemiştir.
Bu nedenle kişisel tercihleriniz yurtdışında Türk kadını ve Türkiye hakkında yanlış imaj yaratılmasına neden olmaktadır. Unutmayınız ki yurtdışı gezileriniz özel hayatınızın bir parçası değildir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının ve Bakanlarının eşleri olarak gidiyorsunuz, Ülkemizi, dolayısıyla Türk Kadınını temsil ediyorsunuz ve tüm masraflarınızı bu gerekçeyle Türk Milleti ödüyor. Kişisel tercihlerinizi, yaşam biçiminizi bu temsil görevini yaparken sergileyemezsiniz. Türk kadınının yurtdışında yanlış tanıtılmasına, aşağılanmasına, eleştirilmesine ve ülkemizin geri kalmış, gerici olarakalgılanmasına neden oluyorsunuz.
Bu Türk kadınını, bizleri fevkalade üzüyor, rencide ediyor.Yurtdışında okumuş, çalışmış, iş veya bilimsel çalışmalar yapmak üzereyurtdışında bulunmuş binlerce kadın onlarca yıl yad ellerde bu konuda mücadele verdik. Ülkemiz ve yaşam biçimimiz çok tanınmadığı için yabancılar bizlere hep "siz ülkenizde çarşaf giyiyorsunuz, yurtdışında bizler gibi giyiniyorsunuz" derlerdi. Biz de onlara Türk kadınının ülkesinde de çağdaş bir giyim ve yaşam tarzı olduğuna inandırmak için saatlerce dil dökerdik. Binlerce, onbinlerce Türk kadınını neredeyse bir ömür boyu süren bu mücadelesini siz ve diğer bakan eşleri bir anda sıfırladınız. Bunu yeniden düzeltmek ne kadar çok zaman alacak diye hayıflanıyoruz.
Sayın Hanımefendi;
Tesettürlü giyim tarzınızla yurtdışında ülkenizin hemen hemen tüm İslam ülkelerinden bile geri olduğu imajını veriyorsunuz. Yaşam biçimiyle,kadının statüsüyle bizden fersah fersah geri kalmış pek çok İslam ülkesi liderlerinin eşleri çağdaş kadın görüntüsü için adeta yarışırken, bizim içimiz acıyor.
Sayın Hanımefendi;
Yaşamda pek çok alanda kişisel tercihlerde bulunuruz. Bunun artı veeksilerini de kabulleniriz. Sizin giyim tarzınıza saygı duymakla birlikte, Türk kadınını temsil etmediğinizi bir kez daha vurgulayarak yurtdışında bu giyim tarzıyla temsil görevi yapmamanızı istirham ediyoruz.
Eğer, mutlaka eşinizle birlikte Türk Devletini temsilen yurtdışı gezilere gidecekseniz çağdaş, batılı bir Türk kadını gibi olun, olamayacaksanız lütfen evde oturun. Bu tercihi yapmak mecburiyetindesiniz. Biz Türk kadınlarının artık sabrı kalmamıştır. Mağduriyetimizi gidermek için onbinlerce tazminat davası açmayı düşünüyoruz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyetini temsilen gittiğiniz yurtdışı gezilerde kamu görevinde bulunduğunuz için "kıyafet yasasına" da uymak mecburiyetindesiniz. Aksine davranış ceza davasına da muhatap olmanıza neden olabilecektir.
Sayın Hanımefendi;
Türk kadınını yurtiçi ve yurtdışı tüm platformlarda çağdaş bir görüntüyle temsil etme konusunda lütfen diğer Bakan eşlerine de AKP Milletvekillerinin eşlerine de örnek olunuz. Bir lider eşi olarak topluma örnek olmanız gerektiğini unutmayınız. Ayrıca sizden okullarda dağıttıkları kitaplarda "dokuz yaşında kız çocuğunun evlendirilmesinin,dört eş alınabilmesinin, iz bırakmadan kadının dövülmesinin" mubah olduğunu, örtünmemenin günah olduğunu, kadınların zaten cehennemlik olduğu fikirlerini yayan AKP'li belediye başkanlarına gerekli tepkileride vermenizi bekliyoruz. Eşini döven ve çok eşli yaşam biçiminde olan,bazı AKP Milletvekillerinin de sizin tarafınızdan kamu oyu önünde kınanmasını rica ediyoruz.
Gerçek bir lider eşi gibi davranırsanız, emin olunuz ki kadınlarımızın enüst seviyede takdirlerini kazanacaksınız.
Saygılarımla.
Opr.Dr. Canan ARITMAN
Çağdaş Türk Kadınları Adina
İzmir Milletvekili
..."
Derin bir ic cekis once...Nereden baslamali? Kucuk aklimin bir anda tasiyamayacagi cok gariplik var bu mektupta...Bende uyandirdigi duygular: Huzun, ic acimasi, yilginlik, umutsuzluk...Ama devam etmeli. Ilk dikkati ceken cok ince bir dil ile yazilmis olmasi. Hani neredeyse satirlara gizlenmis hakaretleri, kustahligi gozden kacirtacak neredeyse...
Baslayalim...
Emine Erdogan'in giyinisi Turk Halkini ve Turk kadinini rencide ediyormus. Normal olarak boyle bir onkabul ile baslayan bir mektubu ciddiye almamak gerekir diyenler olacaktir. Olsun, bu satirlari yazan kisi bir milletvekili, bir hekim, okumus ve aydinlanmis olmasini bekledigimiz biri. O yuzden ciddiye alinmali ve sormali: Sayin Aritman, "Turk Halki" ve "Turk Kadini" gibi son derece kapsamli kavramlari kullanirken acaba tam olarak kimleri kastediyorsunuz? Ben en son memlekete baktigimda yurdumuzun kadinlarinin oldukca onemli bir bolumu Emine Erdogan tarzi bir giyime sahipti? Yoksa turizm patlamasi bizim hayal bile edemeyecegimiz seviyelere mi ulasti da sokaklar sizin tabirinizle "geri kalmis Islam ulkeleri"'nden gelen turistlerle mi dolup tasiyor? Yok oyle degil de bu benim sokakta gordugum hanimlar (hmm belki de hayal goruyorumdur, buna ne demeli?) da sizi rencide ediyorlarsa cok korkunc, cunku ugradiginiz rencidenin boyutu oldukca buyuk olsa gerek! Acil Sifalar dilerim.
Yine de Demokratik bir ulkede bir hanimin cikip baska bir hanimin giyim tarzindan rahatsizlik duymasi normaldir, buna herkesin hakki vardir. Ben Emine Erdogan'in giyim tarzindan rahatsiz olurum, Siz Seda Sayan'in, Oburu Jennifer Lopez'in kot pantalon seciminden rahatsiz olabilir. (-ki kadinin kalcalari hakkaten buyuk yani)
Buraya kadar gercekdisi bir genelleme yapilmis olmasi disinda bir problem yok. Yasasin rahatsiz olma ozgurluklerimiz!
Ilerleyen satirlarda soyle bir saptama cikiyor karsimiza: Emine Erdogan'in giyim tarzi Turk Kadini'nin genelinin giyim tarzi degilmis. Peki, olabilir (olmaz ya) diyelim. Modern Türkiye Cumhuriyetinin kadınları tesettürsüz, çağdaş, batılı giyim tarzını benimsemişler. Bakin burasi cok onemli sevgili dostlar, cunku cok tehlikeli bir zihniyetin ilk filizlerini burada bulabilirsiniz:
Bir;
Bu cumleyi sarfeden zihniyete gore "Modern Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari' diye tanimlanabilecek bir kitle var ve bu kitle belli bir giyim tarzini secmis. Bu giyim tarzi tesettursuz olurmus, bir de cagdas olurmus, bir de batili olurmus. Simdi "Cagdas" nedir diye sorsak sevgili hanimefendiye, ya da baskasina ya da kendimize, herkesten farkli bir cevap alacagimiz kesindir. En azindan normal bir dunyada. Simdi bu "Modern Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari" diye tek tipte bir insan grubu var, bunlar belli bir giyim tarzinin cagdas olduguna karar vermisler, satir aralarindan filizlenen zihniyet ise sunu soyluyor: "Biz herkese gore farkli yorumlanabilecek bir kavramin kendimize gore dogru olan sekline karar verdik". Buraya kadar da problem yok, herkes kendi cagdaslik anlayisini secmekte ozgurdur, batili olmayi -ne demekse- secmekte de ozgurdur, bu demokrasinin geregidir.
Iki;
Bu secimi yapanlar Modern Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari...Bu tanimlama da bize soyle bir sekilde goz kirpiyor: Demek ki bir de Modern Olmayan Turkiye Cumhuriyeti'nin Kadinlari var.
Devam edelim.
Emine Erdogan'in kisisel tercihleri yurtdisinda Türk kadını ve Türkiye hakkında yanlış imaj yaratılmasına neden olmaktaymis. Yanlis imaj, yani gercegi yansitmayan imaj. Tekrar hafizami yokluyorum, yahu ben Emine Erdogan gibi giyinen cok fazla insan gordugume eminim! Peki, ben yaniliyor olabilirim...Siz hic gordunuz mu Emine Erdogan gibi giyinen Turk Kadini? Yazinin devaminda bir cagdaslik vurgusudur gidiyor. Keske birisi bu hanimefendiye "subjektif kavram" diye birseyin varligindan bahsetseymis..Neyse, gecelim.
Bakin burasi cok ilginc:
Emine Erdogan Türk kadınının yurtdışında yanlış tanıtılmasına, aşağılanmasına, eleştirilmesine ve ülkemizin geri kalmış, gerici olarak algılanmasına neden oluyormus...Hah! Simdi biraz yavas olalim, sayin milletvekili! Eger orada biryerde Emine Erdogani giyinisi yuzunden asagilayan, elestiren birisi varsa olsa olsa hasta ruhlunun tekidir derim ben. Yoksa dunyada yuzlerce milyon kadinin sahip oldugu bir giyim tarzi niye asagilansin? Bu kadar insan bir anda asagilanir miymis? Cik Cik! Ayrica anlayamadim, giyim tarziyla gerici ya da ilerici olmanin tam olarak nasil bir baglantisi var? Benim bildigim biz insanlari dusuncelerine, durustlugune gore felan degerlendiriyorduk, benim haberim olmadan Birlesmis Milletler bir karar mi aldi yoksa? Eger yurtdisina cikan bir basbakan esinin basi ortulu diye Turk Kadini asagilaniyorsa, sizin goreviniz sayin milletvekili, o asagilayanlara karsi durmaktir. Cunku, surekli hatirlatma ihtiyaci duydugum gibi, en son baktigimda memleketimizde bu tarz giyim tarzini secmis bircok kadin var!
Yazi bu tarz genellemeler, onkabuller ve tanimi yazarinin kafasinda sabitlenmis ve evrensel deger olarak kabul edilmis bir cagdaslik anlayisi ile dolu olarak ilerliyor...derken, en heyecanli bolum geliyor, inininin!
"Yurtdışı gezilere gidecekseniz çağdaş, batılı bir Türk kadını gibi olun, olamayacaksanız lütfen evde oturun. Bu tercihi yapmak mecburiyetindesiniz. Biz Türk kadınlarının artık sabrı kalmamıştır."
Aha kadin delirdi sonunda deyip kisa kesebiliriz ama burasi onemli. Su ana kadar her ne kadar yanlis genellemelerle dolu olsa da, tanimi kisiden kisiye degisecek kavramlari sabit bir anlam icinde kullanmis olsa da demokrasi sinirlari icinde fikir beyan eden bir yazi vardi karsimizda. Herkesin sacmalama hakki vardir demokratik ortamlarda, oyle degil mi? Ancak bu son cumle ile bir anda is degisti. Bir anda mesaj suna dondu: "Ben cagdasligin ne oldugunu tanimlarim, tanimlamakla da kalmam, seni de kabul etmeye zorlarim, kabul etmezsen de evinden disari cikamazsin" Adim adim filizlenen fasist dusunce en sonunda ilk cicegini acti, yasasin!
Bakin sayin milletvekili;
Siz cagdas olmayi, batili olmayi, modern olmayi, ilerici olmayi nasil isterseniz yorumlama hakkina sahipsiniz, Bu sizin en dogal hakkiniz. Bu tanimlamalarinizi yakin cevrenizle, diger insanlarla yazili-sozlu olarak paylasabilmeniz demokrasinin geregidir. Ancak is kendi dusuncenizi, kendi kisisel tanimlamalarinizi baskasina kabul ettirme noktasina gelince hic kimseye "ya benim gibi dusun, ya da evinde otur" diyemezsiniz. En azindan demokratik ortamlarda. Biz demokratik bir ortamdaydik degil mi?
Soz demokrasiden acilmisken, yazinizda bahsi gecen kiyafet kanunu belki de yerden goge kadar hakli oldugunuz tek konudur. Hukukcu degilim ama kanunlara herkesin uymasi gerektigini dusunuyorum. O yuzden sizden bir vatandas olarak ricam, bu sacma kanunun kaldirilmasi icin bir an once calismalara baslamanizdir. Hadi canim, 2006 yilina geldik, insanlarin nasil giyinmeleri gerektigini kanunlarla belirleyemeyiz degil mi? Ya da soyle mi soylemeliyim, Emine Erdogan gidip yakin cevrenizdekiler icin "sapka takmiyorlar" diye ihbarda mi bulunmasini tercih edersiniz?
Devam edelim.
Bir lider esi olarak Emine Erdogan'in topluma ornek olmasi gerekiyormus. Sonuna kadar katiliyorum da su "ornek olma" lafini bir yerden daha hatirliyorum. Neydi yahu? Hah! Danistay'in okula giderken yolda basini orten ogretmen hakkinda verdigi kararin gerekcesinde vardi!
Sayin milletvekili,
Kadinlarin basortusu/turban/adina-her-ne-diyorsaniz takmasinin "Kotu birsey" oldugu konusunda ne zaman millet olarak fikir birligine vardigimizi hatirlayamadim. Yani tam olarak kime gore kotu? Size gore mi? Bana gore guzel ve iyi birseyse ne olacak? Ya da sizin yerinize gelen milletvekiline gore iyi birseyse ne olacak? O zaman o da diyecek ki;
"Sayin Aritman, basinizi ortmuyorsunuz, siz bir milletvekilisiniz, topluma iyi ornek olmaniz gerek, o yuzden ya basinizi ortun ya da evinizde oturun"
O zaman ne olacak sayin Aritman?
Bilmem farkinda misiniz, bu memlekete birgun seriat gelecekse sizin yuzunuzden gelecek...