Haydi Kızlar Okula...Türbanınız Yoksa Tabi!
Ancak bütün bunlar bir vicdan sahibi olmamın ve o vicdanın bana bazen, bazı olaylar karşısında birşeyler fısıldamasına engel değil...
Bir kampanya var ya bugünlerde, "Haydi Kızlar Okula" diye...Beşiktaş'ta yürürken gördüm afişini ve hemen aklıma geldi, sanki cümleyi tamamlar gibi "...ama türbanlı değilseniz!" dedim içimden. Sonra biraz düşündüm. Yok yalan söyledim, düşünmedim. Daha önce düşünmüştüm zaten!
Çevresinde dindar insanlar olmayan, bir tane başı bağlı arkadaşı olmayan birinin bu konu hakkında düşünmesinin başlangıcını oluşturabilecek tek şey olabilir: Empati. Sanki bu konu hakkında herhangi bir şekilde yorum yapan insanların yapamadığı birşey gibi geliyor bana, empati kurmak...
Açıkça söylemem gerek; Utanıyorum bu ülkede "kamusal alanlarda" (ki tanımı sürekli değişiyor sanki!) türban/başörtüsü/Eşarp/Çarşaf/Adına-her-ne-diyorsanız yasağı olmasından. Bahaneler, tehditler, korkular, savunma planları..vs..vs. Ne olursa olsun vicdanım razı olmuyor böyle bir uygulamaya. Vicdanım bunu yanlış buluyor. İnançlı bir müslüman olduğum için değil, insan olduğum için.
Bir yandan anlıyorum "korkan" insanları. İnsan tanımadığı şeyden korkar öncelikle...Benim bile yakınımda bir tane başı kapalı kız yok ki, empati ile aydınlatmaya çalışıyorum yolumu...O kadar kolay ki korkmak, "Onlar" demek, genellemelerle sarhoş etmek kendimizi.
Yine de bazı sorular sorulması gerektiğini düşünüyorum:
- Bir insan (yukarıdaki örnek için bir kadın) kendi özgür iradesiyle Müslüman olmayı seçip dininin gereklerini yerine getirmeye çalışabilir mi? Yoksa illa ki "gizli bir amacı" mı vardır? İlla ki beyni mi yıkanmıştır?
- Bir insan (yukarıdaki örnek için bir kadın) Kur'an'ın Nur ve Ahzap surelerini okuduktan sonra başını örtmesi gerektiği sonucunu çıkarabilir mi?
- Bir insan (yukarıdaki örnek için bir kadın) bir önceki maddede bahsi geçen sureleri okumadan "Ben İslam değil, Mislam dinine inanıyorum ve bu din bana başımı örtmemi emrediyor" diyebilir mi?
- Bir anne-baba çocuklarını kendi doğrularına göre yetiştirme hakkına sahip midir? Her anne-baba çocuklarını kendi doğrularına göre yetiştirmez mi?
- "Beyni yıkanmayan" bir çocuk var mıdır?
- Bu ülkede kendi özgür iradesiyle, ailesinden aldığı eğitimle, gördüğüyle, okuduğuyla, bildiği ile, bilmediği ile, kendisine "doğru" olarak öğretildiği biçimiyle herhangi bir kadın Müslümanlığı seçip başını kapatmaya karar verebilir mi?
Bu soru "sözüm-ona-hoşgörülüler" için: - Türbanla girilemezken başörtüsüyle girilebilen herhangi bir "Kamusal Alan" biliyor musunuz?
- Türbanla başörtüsü arasındaki farkları anlatan bir kaynak gösterebilir misiniz?
- Bahsi geçen kaynakta "Devleti yıkmak için başını örtenler" ile "İnancı gereği başını örtenleri" ayrıştıran zihin okuyucu cihazı nereden temin edebileceğimiz bilgisi var mıdır?
- Yukarıdaki sorularla tarif edilmeye çalışılan insanlardan ülkemizde yaşayanlar olma ihtimali var mıdır?
- Eğer varsa Türkiye'de din özgürlüğünden bahsedebilir miyiz?
- Bugün inançları nedeniyle eğitim hakkı, ehliyet alma hakkı ve Allah-bilir-başka-ne-hakları elinden alınan insanlar birgün aynı mahrumiyeti bize yaşatabilecek bir pozisyona gelirlerse onları kim suçlayabilecek?
"Onlar" da insan. Hayalleri olan, yaşamaya, mutlu olmaya, huzurlu olmaya çalışan. Okumak isteyen, çalışmak isteyen, mağaza vitrininde gördüğü birşeyi almak isteyen, çocuğuna bir gelecek sağlamaya çalışan, öksüren, ateşi çıkan, hatalar yapan, kızan, üzülen, kıran, döken, ağlayan, gülen, yemek yiyen, nefes alan, oturan, kalkan, yürüyen, koşan...Birşeylere inanan, tıpkı "bizim" gibi
Biliyorum bazılarımıza inanması çok zor geliyor ama durum bu.