Daffodil-11 ya da insana özgü şeyler

Friday, February 17, 2006

Karikatür Küfüründen Danıştay Küfürüne...

Önce karar metninden bir bölüm okuyalım...

"Davacının yönetici olarak görev yapacağı eğitim öğretim kurumunda öğrenim görenlerin yaşlarının küçüklüğü itibariyle mantıksal değerlendirme ve çıkarım yapma çağından uzak oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde, bulunduğu ortam içerisinde ve eğitim-öğretimin bir şekilde yansımasının oluştuğu dışsal çevrede en iyi örnek konumunda olması gereken davacının, okula geliş ve gidişleri sırasında da olsa söz konusu yasal düzenlemelerde belirtilen temel ilkelere aykırı davrandığı sabit olduğundan, bu göreve başlamadan Bayrak Anaokulu Müdürlüğü görevinden alınarak Mamak Kıbrıs Köyü İlköğretim Okulu’na Çocuk Gelişimi Öğretmeni olarak atamasına ilişkin işlemde hukuka, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır."

Eh, sonunda oldu. Sonunda birileri çıkıp başı kapalı bir kadının "kötü örnek" olduğunu mertçe söyledi.

Küçüklerin mantıksal değerlendirme ve çıkarım yapma çağından uzak oldukları hususu...Yani baş örtmenin KÖTÜ olduğunu farkedemeyecek yaştalar!

Nasıl anltasam ki...Kelimeler takıldı kaldı boğazıma...Bu SİZİN fikriniz, her kimseniz SİZ! SİZİN fikriniz ne demek biliyor musunuz? SİZİN FİKRİNİZ DEMEK BU SADECE SİZİ BAĞLAR DEMEK! Kendi hayat görüşünüze göre, kendi "çağdaşlık" anlayışınıza göre insanları yargılayamazsınız demek! Hukuk subjektif fikirler, anlamı kişiden kişiye değişecek kavramlar üzerine kurulamaz! Ben mi öğreteceğim size? Hiçbirşey bilmeyen ben, sizin yarı yaşınızdaki ben! Dışarıdaki oryantalistlerle uğraştığımız yetmiyormuş gibi bir de sizinle uğraşmamız gerekiyor öyle mi?! Evet oryantalistsiniz, çünkü ancak bir oryantalist verebilir sizin verdiğiniz kararları. Ancak bir oryantalist "ötekini", "kendinden farklı olanı" insan gibi düşünmeyip vicdanı sızlamadan hareket edebilir. Bir saniyenin onda biri kadar süreyle o insanın "gerçekten insan" olduğunun bilincinde olsaydınız veremezdiniz bu kararları!

"En iyi örnek olması gereken" öyle mi? Kim karar verdi en iyinin ne olduğuna? Hangi çağda yaşıyoruz? Nazizmden ne farkı var yaptığınızın? Stalinizmden ne farkı var? En iyiyi tanımlamaya nasıl cüret edersiniz terbiyesiz, küstah insanlar! Dünyanın dörtbir yanında müslüman kadınlar başlarını o veya bu şekilde örterken bunun "kötü" birşey olduğunu bırakın ima etmeyi, açık açık yüzünüz kızarmadan nasıl söylersiniz, sığ insanlar? Nerede insana saygı? Nerede KADINA SAYGI? Nerede ifade özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne saygı? Nasıl insanlarsınız siz? Nereden geliyorsunuz? Kendinizi hangi hikayelerle kandırıyorsunuz?

Dinleyin...dinleyin...

Demokrasi demek sizin gibi düşünenlere saygı duymak demek değildir.

Demokrasi demek sizin hayat tarzınıza, sizin dünya görüşünüze göre uygun yaşayanlara hak tanımak değildir.

Demokrasi demek sizin gibi düşünmeyenlerin haklarına saygı duymak, yeri gelince savunmak demektir

DEMOKRASİ TAHAMMÜL DEMEKTİR.

DEMOKRASİ HOŞGÖRMEK DEMEKTİR.

Aptalca yazıyorum. Utanıyorum sizden. Evimden kilometrelerce uzakta insanlar bana bunları sorduğu zaman yerin dibine geçiyorum. Lanet olsun size.

Lanet olsun.